siliksoluksütlükelebeklikafa

Oct 21

Oct 18
[Flash 9 is required to listen to audio.]

 Denali - The Instinct

(via bokmok-deactivated20110529-deac)



 Eminim birşeyleri kokladığımdan.. Senin ellerin gibi temiz ve tatlı kokuyor sokaklarım. Keşke bilmez olaydın sessiz duygularımı.. Mimiklerimde bir kırmızılık ve çocuk neşesi satın alırdın bi makas. Keşke seçmez olaydın o kara geceyi.. Bitsede uyansak demiycektin o zaman.. İyi gelicekti rüyaların sana.. Baksana insanlarda birşeyler var. Kapı açıyorlar ve elini veriyorsun.. Gidicektin mutluluğa tek el bende sanmasaydın.. Ruhlar temizse her el benim sevgili, her eli tutarım ben.. Sen anımsarken ben yaşarım.. Tükürürsen o pis şeyi eğer; biraz tadına bakarım..


“ Bildiğimiz, düşündüğümüz, inandığımız herşey yalan. İnsan yalanlar üzerine kurulu bir topografyanın etken elemanı. Gerçek olan tek şey; insan, sevgi ve akıldır. Dünya üzerinde tüm biçimli şeyler kaybolduğunda elimizde sadece bunlar kalır. O öyle bir varlıktır ki yaşadığı gezegende kendince kurduğu bencil hayalleriyle toplumu yıkmaya hazırdır. Gücünü kendi bekası, sevgisini diğer insanların akıllarını karıştırmak uğruna kullanır. “


“”  Küçük bahçedeki dalgın çocuk elindeki kuruyemişleri sayarken annesi kulağından çekiyordu yaşlı amcalarıyla bir daha dalga geçmemesini söylerken, beş tane fıstığı zevk için yiyemeyeceğini düşünüp onları altından hızla geçen sincabın insafına bırakıverdi beş saniyede.. kulağının acısıyla kıvranırken doğrulmaya uğraştı.. Fakat kendisine yapılan muameleden pek memnun olmasada yaşlı amcalarının zevkine dayak yemesi, kendi zevkine fıstık yemesinden daha eğlenceliydi bi nevi onlara hizmet etmekten hürmet edesi geldi ve basıverdi kahkahayı. “Ne kadar ilginç şu anneler” pembe kulağı ateşlenirken neşe doldu. Seni küçük fare.

Sinek kaydı traşının damatlarda yarattığı travmanın ölçülemez boyutuyla hareket ettiğimizde otuz bine yakın erkeğin beş kişisi doğru bir yoldan öksürmeyi seçti bulduğumuz kibirli gerçek artık aldatılamaz olduğundan guinnes rekorların 28. yy’a dayanan otuz bir çekme yeteneğini geliştirdiği ortaya konuldu. Artık umutsuz olamıyoruz çünkü yapçak keklerimiz ve sayısız ödevlerimiz bizi yeterince meşgul ediyor bu yüzden insan sevmek çok çağ dışı, galip hükümler savuran bir beyin safsatası sunduk otuz bin kişiye oturduğumuz yerden dünya bizim oldu derken yitmemiş çocukluğumuza döndük birden. Hadi içelim. Yıldızlar göğü seviyorlarmış bağırlarında bastıkları gücün tozlu timsalleri. Hepimiz özeniyoruz bir parça toz bulaştırabilirsek sihirden orda olabilicez. Bağrımıza bastığımız dünkü kimse gidince bulunduk gökyüzünde. Uçak yok yarın.. Sadece tozlu timsallerden gördüler. Bizdik ışıyan. Yarın olan diğerleri..


Oct 17

Öksüz çocukları sevemiyorsanız elinizi bir çaya batırın yanma hissinin tinsel histeriği olduğu gibi sizi yüzeye çıkarırsa gördüğünüz ceset siz olabilirsiniz. Balıkların yüzen gerçekler olduğunu düşünürsek, avcılık iyi bir yetenek. Bulutları uçan dumanlar varsayarsak öyle olduğunu bilmek uçmaktan öte yanardağ gibi lavların kavruk ısısıyla yükselen ateşten oluşan pisliklerden diyebiliriz doğrusu hiç bulaşmamak. Yarın yine üfleriz uçarlar.


Hızımı kesemiyorum hep bir hareket var içimde ama uçamıyorum. Yıldırımlardan korktuğumdan filan değil ışıkları severim, beni bekleten ayağımdaki ip. Yine acırsa ağladığımda bakıcak yüzüm yok. Bir kenara yazın oturan boğalar ölüdür.


Her yıldırım çarptığında biri beni fotoğraf çekiyor hissine kapılmasaydım hiç yaşayamazdım. Korkulan gerçek olur. İnancım yetişemiyor her birine, ben oturan boğayım henüz.


Page 1 of 3